Yazar: Senem Düvencioğlu        

03.11.2018     22:04:14




Yedigöller Milli Parkı

Milli park içinde bulunan göller ve şelaleler arasında yürüyüş, piknik, kampçılık yapabilir, bungalovlarda konaklayabilir ve bu güzel doğayı fotoğraflayabilirsiniz.


Batı Karadeniz bölgesinde Bolu iline bağlı Yedigöller Milli Parkı 1636 hektar büyüklüğünde ve 1965 yılında milli park olarak korunmaya alınmış. Biz Yedigöller'e bir tur firmasıyla gittik. Doğal olarak molalar ve öğle yemeği arası ile Yedigöller'e varışımız 6,5 saat sürdü. Dönüşte 6,5 saatti, gidip-gelmek 13 saat, Yedigöller'de yürüyüş yapmak ise toplam 2,5 saatti. Rehberimizin hızlıca anlatıp gezdirmesiyle ve 29 Ekim resmi tatiline denk gelmesiyle biraz hızlandırılmış Yedigöller gezisi oldu ama yine de sonbahardaki güzelliğini görmek, temiz havayı solumak ve merakımızı gidermek adına iyi geldi.

Bölge kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan, yüzeysel ve yer altı akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1500 metre mesafede sıralanmış 7 gölden oluşmakta. Yedigöller ve çevresinin jeolojik oluşumlar ve buna bağlı olarak jeoturizm açısından da önemli bir bölge olduğu uzmanlarca tespit edilmiş. Milli Park içindeki göller; Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl’dür. Ortalama 780 metre yükseklikte olan platodaki göllerin en büyüğü Büyükgöl’dür. Yaz ve sonbahar mevsimlerinde özellikle İstanbul’a yakınlığı sebebi ile haftasonu ve milli bayramlarda ziyaretçi akınına uğramakta. Yedigöller Milli Parkı’na ulaşım, Bolu üzerinden 42. km’lik yolla sağlanıyor. Milli park içinde bulunan göller ve şelaleler arasında yürüyüş, piknik, kampçılık yapabilir, bungalovlarda konaklayabilir ve bu güzel doğayı fotoğraflayabilirsiniz.


Milli parktaki ağaçlar; karaçam, gürgen, sarıçam, köknar, meşe, karaağaç, ıhlamur ve kızılağaç. Ayrıca parkta ayı, yaban domuzu, sincap, kurt, tilki, geyik bulunmaktadır. Doğadaki bu canlı çeşitliliği rastlantı değil, hepsinin bir görevi var. Bir kırlangıç yaz aylarında kendini ve yavrularını besleyebilmek için, yaklaşık ağırlığı kadar sivri sinek yiyiyormuş. Kış aylarında fareler yılanları, yaz aylarında yılanlar fareleri yiyerek birbirlerini sayılarını denge tutarken, toprağı havalandırıp bazı hastalıkların yayılmasını engelliyor ve yine tilkiler, karga popülasyonunu dengede tutmaktaymış.


Bölgede alabalık üretim tesisi de vardır. Abant’tan getirilen alabalık türü, buradaki doğal alabalık yumurtalarını yedikleri için yok olma tehlikesine getirmişler. Sonradan bu alabalıklar toplanmış, Yedigöller’in doğal alabalık çeşidine bırakılmış.



Bölgeye sonbaharda ağaçların sarı, turuncu ve kızıl renklerine büründüğü dönemde ya da ilkbaharda doğanın uyanışına tanıklık etmek için gidebilirsiniz.


Tarihin ilk çağlarından günümüze kadar insanlar bitkilerden besinlerini sağlamış ve şifa aramışlar. Beslenmelerinin yanında önemli hastalıklarını da şifalı bitkilerle tedavi edebilmişler. Ancak her bitkinin düşünüldüğü kadar yararlı olmadığı ya da yararlı etkilerinin yanında zararlı olabilen başka etkilerinin de olduğu görülmüş. Günümüzde de devam eden her ottan şifa arama geleneği özellikle kırsal yörelerde bir çok kaza zehirlenmelerinin ortaya çıkmasına neden olmakta. Merak sonucunda özellikle çocukların bilmedikleri bir bitkinin yemiş, yaprak ya da başka bir kısmının tadına bakmaları ya da zararsız başka bitkilere benzetip toksit bitkiyi yemeleri sonucu sık sık zehirlenmeler olmaktadır. Yedigöller'de dolaşırken ki sadece burada değil doğada dolaşırkende bilmeden ya da yanlışlıkla bitkileri denemeye kalkışmamakta fayda var.


  Batı Karadeniz, Bolu, Yedigöller Milli Parkı, Mengen, Yeniçağa, Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl, Sazlıgöl, yürüyüş, kamp, piknik, bungalov, doğa, gezi, tatil, seyahat


  Bu konudaki görüşlerinizi duymak isteriz...